1. Haberler
  2. Yaşam
  3. İş Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri (Tarihi)

İş Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri (Tarihi)

İş Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri (Tarihi)
İş Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri (Tarihi)
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Meslek Ayrımı

Kadınların meslek seçimlerinde geleneksel olarak yerleşmiş olan maaşı ve süresi az mesleklere öncelik veriyor olmaları ‘kadınların işi’ kavramını desteklemektedir. Bir diğer deyişle ‘kadınsı işler’ olarak anılan meslek grupları toplumsal cinsiyete bağlı meslek ayrımı açığa çıkartır.

Meslek ayrımı konusunu ‘dikey ayrım’ ve ‘yatay ayrım’ şeklinde sınıflandırabiliriz. Dikey ayrımda erkeklerin daha güçlü ve otoriter konumlarda var olmalarıyla kadınların o konuma erişemeyeceğinin düşünülmesi sonucu ortaya çıkar. Kısacası kadınların, terfi alma imkânlarının erkeklere nazaran sınırlı olduğu ayrımlardır. Yatay ayrım ise iş kategorilerinin farklı olmasıdır. Burada kastedilen erkeklerin güç gerektiren işlerde çalışması ile kadınların daha çok kapalı alanlarda, masa başı işlerini yapması ayrımıdır.

(Birleşik Krallıkta, 1991 yılında kadınların yaptığı meslekler dörde ayrılıyordu: Kalemle ilgili işler, sekreterlik, kişisel hizmetler ve diğer temel işler.)

Günümüzde

Bugün kadınlar iş alanında daha farklı kollarda varlık göstermekte. Kadınlar geçmişte öğretmenlik dahi yapmazken bugün birçok şirketin başında kadın yöneticiler var.

Yarı Zamanlı İşlerde Yoğunlaşma

Kadınlar çalışma hayatıyla ev işlerini birlikte yürütmek durumunda olduklarından dolayı esnek çalışma saatlerine sahip yarı zamanlı işleri erkeklere oranla daha çok tercih etmektedirler. Yarı zamanlı iş kavramı hizmet sektörünün gelişmesi sebebiyle ortaya çıkmış bir iş tanımıdır.

Kadınların çalışma hayatında daha çok boy göstermesi yarı zamanlı iş kavramından sonra artmıştır.

Sosyologların araştırmalarına göre kadınların büyük bir çoğunluğu geleneksel kadınlık algısı doğrultusunda hareket ediyor. Bu da onların ev işi yükünü kabullendiklerini bu sebeple aile ekonomisine katkı sağlarken evdeki sorumluluklarını da yerine getirme konusunda koşullandıklarını gösteriyor. Bu kadınlar hem çalışan hem de ev kadınlığı yapan grubu temsil ediyor. Yani kadın nüfusunun büyük bir bölümünü.

Erkekler nerede?

Ne geçmişte ne de günümüzde evin asıl maddi yükümlülüğünü taşıyan kişinin erkek olduğunun aksini söyleyecek görüş hâkim olmamıştır. Erkeklerin evin asıl gelir kaynağı olması görüşünün en büyük destekçisinin geleneksel kadın bakış açısı olduğunu kabul etmek gerek.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir