is-sanat-zeki-faik-izerin-paris-istanbul-nice-sergisini-ankaraya-tasiyor.jpg
1988 yılında kaybettiğimiz sanatçı Zeki Faik İzer’in “Paris, İstanbul, Nice” başlıklı sergisi, İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nin ardından Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor. Ankara’nın tarihiyle ve mimari üslubuyla sayılı binaları arasında yer alan Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin 3.katında bulunan İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’ndeki sergi 12 Temmuz’da açıldı.
Apaçık düzensizliğine müzikalite ve ritim vermeyi çok iyi bilen Zeki Faik İzer’in eserleri hep coşku doludur. Resimlerinde içten gelen doğal bir kendiliğindenlik, neşe, dinamizm ve enerji hissedilir. Tuvallerindeki renkler, kıvrak fırça kullanımı ile oluşturulan lekeler ve dokular üst üste gelerek, resimde ifade edilmeye çalışılan düşünceyi ve duyguyu en üst seviyeye taşıyarak izleyene yansıtır.
İzer; Picasso, Cezanne, Matisse, Ingres, Poussin, Velázquez, Rembrandt gibi sanatçılardan esinlense de, hiçbir zaman tamamen çekimlerine kapılmamış, doğu, batı, çağdaş, klasik ayırt etmeksizin çizerek, boyayarak, etüt ederek tüm yaşamına yayılan bir çalışkanlıkla öğrenmeye çalışmıştır. Othon Friesz’in Henri Matisse’vari resimlerinde ve Delacroix’nın resimlerinde kullandığı renkle ışığın ilişkisi onda yeni ufuklar açmış, önceleri dört renkle çalıştığı eserlerine yenilerini ekleyerek herkesin ürktüğü canlı ve parlak renkleri eserlerine yansıtmıştır. Özellikle İstanbul, Paris, Nice üçgeni içindeki yaşamı, İzer’in sanatındaki farklı eğilimlerin ve farklı disiplinlerin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.
Sanatçı hakkında:
15 Nisan 1905’te İstanbul’da dünyaya gelen Zeki Faik İzer, ilköğrenimini Beykoz Ahmet Mithat Efendi Mektebi’nde tamamladı. İlk resim eğitimini aynı yıllarda Agâh Efendi’den aldı. 13 yaşında şiir yazmaya başladı, şiirleri İnsan ve Akbaba dergilerinde yayımlandı. Vefa Lisesi’ni bitirdikten sonra resim sanatına olan ilgisinin etkisiyle Sanayi-i Nefise Mektebi’ne (Güzel Sanatlar Akademisi) kayıt oldu. 1923-1928 yılları arasında Hikmet Onat ile İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1928’de Avrupa öğrenimi için açılan sınavı kazanarak Paris’te André Lhote Atölyesi’nde “teknik ve estetik bağlamda” dersler aldı. Dünyaca ünlü oryantalist ressam olan Achille-Émile Othon Friesz’in atölyesinde gelişimini sürdürdü. Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu’nda seramik ve fresk konusunda çalıştı; kendisini en başta bir ressam olarak gören Amerikalı fotoğraf sanatçısı Man Ray’in yanında artistik rötuş ve solarizasyon yöntemini öğrendi. Fotoğrafa olan yoğun ilgisi onun duygu ve düşüncelerini kamera aracılığıyla iletmesine yardımcı oldu; pek çok, insan odaklı fotoğraf çekti ve sergiledi. İstanbul’a döndüğünde Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Resim İş Bölümü’ne öğretmen olarak atandı.
1933’te kendisi gibi yurtdışında eğitim gören genç sanatçı arkadaşlarından Elif Naci, Nurullah Berk ve Zühtü Müritoğlu gibi isimlerle birlikte sanatlarını toplumla paylaşmak amacıyla “D Grubu”nu kurdu, ancak fikir ayrılıkları nedeniyle 1947 yılında gruptan ayrıldı. Yaşamı boyunca sayısız sergi açan, yurtta ve uluslararası ödüllerle sanatını taçlandıran İzer, 1984 yılında İstanbul’a döndü, 4 yıl sonra ise hayatını kaybetti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bağımsız, yeni nesil, tarafsız haber ve haberciliğin en üst noktasında yer alan habergezgini.com ile Türkiye’nin ve dünyanın gündemini takip edebilirsiniz.
Kalp krizi yalnızca göğüs ağrısı ve sol kola yayılan ağrıyla kendini göstermeyebilir. Özellikle kadınlarda nefes…
İşletmelerin sürdürülebilirliği ve karlılığı üzerine yapılan tartışmalarda genellikle üretim kapasitesi, pazar payı veya dijital pazarlama…
Royal Philharmonic Orchestra Türkiye’de: İstanbul ve Ankara’da Üç Özel Konser! Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından…
Startup Gazetesi | Ertuğrul Akben | Ağustos 2026 Bu ay Anthropic, Claude'un ürettiği tüm metne…
Boy uzunluğu, yalnızca estetik bir özellik olarak değil; bazı kişilerde doğuştan gelen iskelet sistemi farklılıkları,…
Sinema salonlarında bu hafta animasyondan korkuya, dramdan komediye kadar farklı türlerde yapımlar izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.…