İş Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri (Tarihi)
Kadınların meslek seçimlerinde geleneksel olarak yerleşmiş olan maaşı ve süresi az mesleklere öncelik veriyor olmaları ‘kadınların işi’ kavramını desteklemektedir. Bir diğer deyişle ‘kadınsı işler’ olarak anılan meslek grupları toplumsal cinsiyete bağlı meslek ayrımı açığa çıkartır.
Meslek ayrımı konusunu ‘dikey ayrım’ ve ‘yatay ayrım’ şeklinde sınıflandırabiliriz. Dikey ayrımda erkeklerin daha güçlü ve otoriter konumlarda var olmalarıyla kadınların o konuma erişemeyeceğinin düşünülmesi sonucu ortaya çıkar. Kısacası kadınların, terfi alma imkânlarının erkeklere nazaran sınırlı olduğu ayrımlardır. Yatay ayrım ise iş kategorilerinin farklı olmasıdır. Burada kastedilen erkeklerin güç gerektiren işlerde çalışması ile kadınların daha çok kapalı alanlarda, masa başı işlerini yapması ayrımıdır.
(Birleşik Krallıkta, 1991 yılında kadınların yaptığı meslekler dörde ayrılıyordu: Kalemle ilgili işler, sekreterlik, kişisel hizmetler ve diğer temel işler.)
Bugün kadınlar iş alanında daha farklı kollarda varlık göstermekte. Kadınlar geçmişte öğretmenlik dahi yapmazken bugün birçok şirketin başında kadın yöneticiler var.
Kadınlar çalışma hayatıyla ev işlerini birlikte yürütmek durumunda olduklarından dolayı esnek çalışma saatlerine sahip yarı zamanlı işleri erkeklere oranla daha çok tercih etmektedirler. Yarı zamanlı iş kavramı hizmet sektörünün gelişmesi sebebiyle ortaya çıkmış bir iş tanımıdır.
Kadınların çalışma hayatında daha çok boy göstermesi yarı zamanlı iş kavramından sonra artmıştır.
Sosyologların araştırmalarına göre kadınların büyük bir çoğunluğu geleneksel kadınlık algısı doğrultusunda hareket ediyor. Bu da onların ev işi yükünü kabullendiklerini bu sebeple aile ekonomisine katkı sağlarken evdeki sorumluluklarını da yerine getirme konusunda koşullandıklarını gösteriyor. Bu kadınlar hem çalışan hem de ev kadınlığı yapan grubu temsil ediyor. Yani kadın nüfusunun büyük bir bölümünü.
Ne geçmişte ne de günümüzde evin asıl maddi yükümlülüğünü taşıyan kişinin erkek olduğunun aksini söyleyecek görüş hâkim olmamıştır. Erkeklerin evin asıl gelir kaynağı olması görüşünün en büyük destekçisinin geleneksel kadın bakış açısı olduğunu kabul etmek gerek.
Hepimiz hayat öğrencileriyiz. Öğrendiğimiz o dersleri ihtiyacı olanlara öğretmek de hayata, ailemize, arkadaşlarımıza, ülkemize, insanlara borcumuz. Bu sebeple hepimiz aynı zamanda bir öğretmeniz.
— İnsan “DeNiZiN” olmadığı yerde… “UmuT” adına MARTI olmalı… Olmalı ki kararmasın yarınlar.
Seyahate çıkmak, yalnızca bir uçak bileti almak ya da valizi hazırlayıp yola koyulmak anlamına gelmiyor.…
İş dünyasının yeni nesil entelektüel rotası ve dijital ekosistemin ortak koordinatı olarak konumlanan Lokasyon Tv’nin…
Dijital habercilik, yalnızca haber metninin hazırlanıp internet sitesinde yayımlanmasından ibaret değil. Günümüzde bir haber sitesinin…
Türkiye’nin 1 numaralı makyaj markası* Flormar, makyaj...
Gazeteci ve Yazar Şevket Gölük’ün “Düşüncelerim ve Kalemimden Dökülenler” isimli yeni kitabı, yakın geçmişte Türkiye’nin…
Ani ateş, kuru öksürük ve kas ağrısıyla ortaya çıkabilen influenza, sonbaharla birlikte daha sık görülüyor.…