Categories: Diğer

Bayramlar Bağ Kurardı: Bugün Hâlâ Kuruyor mu?

Bayramlar, kültürel sürekliliğin ve toplumsal dayanışmanın en yoğun yaşandığı zaman dilimlerinden biridir; aynı zamanda iletişim biçimlerimizin dönüşümünü gözlemlemek için de güçlü bir sosyolojik zemindir.

Bayramlar, sadece takvimdeki dini ya da kültürel birer işaret değil; toplumların duygusal ve sosyal bağlarını güçlendiren iletişim düğümleridir. Eskiden bir bayram sabahı, sadece yeni kıyafetlerin, şekerlerin ya da tatil günlerinin değil; yeniden kurulan bağların, affedilen kırgınlıkların ve pekişen ilişkilerin de sembolüydü. Peki bugün, dijital dünyanın gölgesinde bu bağları aynı güçle kurabiliyor muyuz?

Bir zamanlar bayram; yüz yüze iletişimin, göz temasıyla selamlaşmanın, uzun uzun sohbetlerin mevsimiydi. Mahallede çocukların “iyi bayramlar” nidalarıyla dolaştığı, el öpmek için sıraya girilen, uzak akrabaların bile ev ziyaretleriyle hatırlandığı bir sosyal deneyimdi bayram. Her evin kapısı açıktı; fiziksel mesafe değil, gönül yakınlığı belirlerdi ilişkileri.

Bugünse iletişim araçları gelişti ama ilişkilerin derinliği azaldı. WhatsApp’tan gönderilen kopyala-yapıştır bayram mesajları, sosyal medyada paylaşılan “iyi bayramlar” görselleri artık bir “görev”i yerine getiriyor gibiyiz. Dijitalleşme, iletişimi hızlandırdı ama samimiyeti törpüledi.

Oysa teknoloji, bağ kurmayı kolaylaştırabilirken neden bu kadar yüzeysel hale getirdi bizi? Belki de sorun araçta değil, aracın nasıl kullanıldığına dair toplumsal alışkanlıklarımızda. Bayramı mesaj trafiğine sıkıştırmak yerine, bir telefon açmak, bir ses duymak, hatta kısa bir video ile bile duygularımızı samimi biçimde iletmek mümkünken, çoğumuz bunu tercih etmiyoruz.

Dijitalleşme, fiziksel mesafeleri azaltmakla övünüyor. Ancak ne garip ki, duygusal mesafemiz artıyor. Bayramlar artık ekranlarda kutlanıyor ama kalplerde eskisi kadar hissedilmiyor. Çünkü bağ kurmak, veri değil duygu ister; bağlantı değil ilişki ister.

Belki de şimdi asıl soruyu sormanın zamanı:

Bayramları hâlâ bağ kurmak için kullanıyor muyuz, yoksa sadece hatırlıyor gibi mi yapıyoruz?

Unutmayalım, bayram bir ritüel değil sadece; bir toplumsal iletişim pratiği. Onu yaşatan, mesajlar değil, içten gelen bir sesin başka bir kalpte karşılık bulmasıdır.

Kaynak: bihaber.tr köşe yazarı Zuhal Sönmezer

Recent Posts

Bu Cuma Vizyonda Hangi Filmler Var

9 Ocak’ta Sinemalarda Yerli ve Yabancı 6 Yeni Yapım İzleyiciyle Buluşuyor! Yeni haftayla birlikte sinema…

1 gün ago

İstanbul Topkapı Üniversitesi’ndeki Zirve ve Ödül Töreni Yoğun İlgiyle Gerçekleşti

Topkapı Üniversitesi Yapay Zeka Kulübü (YAZEK) ile Huawei Student Developers (HSD) iş birliğiyle hazırlanan Teknoloji…

2 gün ago

Üsküdar Üniversitesi Tv’nin Bu Haftaki Konuğu Mürsel Ferhat Sağlam Oluyor

Üsküdar Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Üsküdar Üniversitesi Tv'nin bu haftaki konuğu Bütünleşik Pazarlama ve İş…

2 gün ago

Spor, Beslenme ve Supplement Dengesi

Sevgili okurlar, Spor yaparken sadece ter dökmek, kas çalıştırmak ya da daha güçlü görünmek yeterli…

4 gün ago

Günde 500 Bin Kişiye Erişiyorlar: Tomov Mezat

Sosyal medya tabanlı satış modelleri her geçen gün daha geniş kitlelere ulaşırken, bu alanda dikkat…

4 gün ago

Dijital Çağda Çalışma Biçimi Değişti: Bilgiyle Para Kazananların Yeni Düzeni

Bir dönem “iyi bir iş” denildiğinde akla tek bir şey gelirdi: Sabah 9, akşam 6,…

1 hafta ago