Afet gibi beklenmeyen, ani ve şoke edici yaşam olaylarının kişilerde travmatik etkiler oluşturduğunu belirten uzmanlar, şok etkisi altında olunan ilk aşamada yani travma süreci tam sonlanmamışken psikolojik müdahalede bulunmanın doğru olmadığını belirtiyor. Uzmanlara göre, inkâr etme ve öfke duyma evresi atlatıldıktan sonraki süreçte psikolojik yardım alınması gerekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, beklenmedik ani şoke edici yaşam olaylarından sonra ortaya çıkan travmatik etkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Travma anlarında ya da akut anlarda kişinin şok etkisi yaratacak bir durumla karşılaşabileceğini belirterek “Birey ilk önce içerisinde bulunduğu durumun yarattığı psikolojik etkilerden ziyade, kendisinde fiziksel olarak bir problemin olup olmadığına bakmaktadır. Fiziksel yaralanmalar ve çevresel olaylar kontrol altına alındıktan sonra travmadan kaynaklı psikolojik etkiler söz konusu olmaya başlayabilir.” dedi.
Uyku düzensizlikleri ve iştah kaybı ortaya çıkabiliyor
Doğal afet sebebiyle yaşanan travmaların kişide bir öfke oluşturabileceğini belirten Cemre Ece Gökpınar, “Kişi bir kabullenemeyiş ve inkâr etme süreci yaşar. Daha sonra, tanık olunan afetin psikolojik etkileri, bireyin kişisel hayatına fiziksel olarak yansıyabilir. Örneğin uyku düzensizlikleri, iştah kaybı gibi belirtiler fiziksel olarak görülen ilk belirtiler olarak tanımlanabilir. Kişi yaptıklarından keyif almamaya başlama, geleceğe dair umutsuzluk, kaygı içerisinde olma, en ufak bir seste irkilme, yangından sonra herhangi bir ateş gördüğünde korkma, irkilme gibi birtakım travmatik belirtiler yaşayabilir.” uyarısında bulundu.
Afet süreci yaşanırken psikolojik müdahale kişiyi rahatlatmıyor
“Şok etkisi altında olunan ilk aşamada, travma süreci tam sonlanmamışken psikolojik bir müdahale yapmak doğru değildir” diyen Cemre Ece Gökpınar, “Çünkü bizim ruhsal olarak açılan yarayı görmemiz lazım. Afet süreci hala yaşanıyorken bireye psikolojik bir tedavi ya da müdahale girişiminde bulunmak kişiyi rahatlatmayacaktır. Tam tersi bireyden, negatif bir reaksiyon alınması muhtemeldir. Kişinin açılan psikolojik yaralarının gün yüzüne çıkması müdahale için en uygun zamandır. Bu süreçte maksat, telkin etmeye çalışmak değil, bireyin acılarını paylaşmak ve acılarına ortak olmaktır.” dedi.
İnkar ve öfke sürecinden sonra müdahale edilmelidir
Bir afet sırasında kazazedenin, fiziksel olarak bir hasarı yoksa ve şok yaşıyorsa psikolojik olarak rahatlatmak amacıyla yapılan ilk müdahaleye psikolojik ilk yardım denildiğini kaydeden Cemre Ece Gökpınar, “Bu süreçte kazazede önce kayıplar sebebiyle depresif bir süreç yaşar. Daha sonra anksiyete süreci meydana gelir. Travma sürecinden uzaklaşıldıkça yıllar içerisinde bireyde bir kabullenme süreci oluşur. Bu evreler arasında ise inkâr etme ve öfke duyma evresi atlatıldıktan sonraki süreç, psikolojik yardım alınması gereken en uygun süreç olacaktır. Çünkü bireyin inkâr ettiği bir şey ona yardımcı olamaz. Kabulleniş gereklidir.” Diye konuştu.
Afetzedelerin acısına ortak olunmalıdır
Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, “Yaşanan kayıplar ve yas tutma sürecinde, olaya biz uzaktan şahit olanların üzerine düşen görev, afeti yaşayanların ve kayıpları olan insanların acılarına ortak olmak olacaktır.” diye konuştu.
Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı
Bağımsız, yeni nesil, tarafsız haber ve haberciliğin en üst noktasında yer alan habergezgini.com ile Türkiye’nin ve dünyanın gündemini takip edebilirsiniz.
7 Ağustos Haftasında Vizyona Girecek Filmler Açıklandı: Korkudan Animasyona Zengin Seçki Bu Hafta Sinemalarda Hangi…
Türkiye’nin yanı sıra Balkan coğrafyası ve Avrupa Birliği ülkelerinde de geniş bir izleyici kitlesine sahip…
Ebeler artık yalnızca doğumda değil, kadın sağlığının her aşamasında görev alıyor
Türkiye, son yıllarda turizmin yanında uluslararası sağlık seyahatleriyle de gündeme gelen ülkelerden biri hâline geldi.…
On yıl önce Türkiye’nin hırdavat sektörünü uluslararası alıcılarla buluşturma hedefiyle başlayan İstanbul Hırdavat Fuarı, bugün…
Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi, bel ve bacak ağrısını azaltmak, sinir üzerindeki baskının neden olduğu yakınmaları…