Categories: Teknoloji

Yapay Zeka ile Hazır Bilgi, Eksik Yaratıcılık

Bir zamanlar öğrencilik, bilgiye ulaşmak kadar o bilgiyi kendi cümlelerinle yeniden kurabilme becerisine dayanırdı. Kitaplar karıştırılır, notlar alınır, cümleler bozulur, yeniden yapılırdı. Her üretim bir çaba, her çaba ise kişiye ait bir imza taşırdı. Bugünse, tek bir komutla hazır metinler önümüze seriliyor. “Yapay zekaya sordum” demek, araştırma yapmaktan daha makbul hale geldi.

Yapay zeka, en basit tanımıyla insan benzeri düşünme, öğrenme ve karar verme yeteneklerini taklit eden bilgisayar sistemlerini ifade ediyor. Sesi yazıya çeviren uygulamalardan, yüz tanıma teknolojilerine; öneri motorlarından sürücüsüz araçlara kadar hayatımızın birçok alanında kullanılıyor. Sağlık, finans, hukuk, pazarlama, eğitim… Neredeyse her sektörde karşımıza çıkıyor. Eğitim alanında da hızlı geri bildirimler sağlama, bireyselleştirilmiş öğrenme ortamları oluşturma gibi önemli faydaları var. Ancak her güçlü aracın bir yan etkisi olur; özellikle ne zaman, nerede ve nasıl kullanılacağı doğru belirlenmezse.

Bugün öğrenciler arasında yaygınlaşan yapay zeka kullanımı, ödevlerin “yapılması” değil “hazırlatılması” noktasında ciddi bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Zira ödevi kendi zihninde yoğurmak yerine yapay zekaya yazdıran bir öğrenci, sadece bir metni değil, düşünme becerilerini de devre dışı bırakıyor. Hazır bilgiyle geçen bir eğitim hayatı, özgün fikirlerle yoğrulmamış bireyler doğuruyor.

Oysaki bir ödev, sadece not almak için değil; düşünebilmek, sorgulayabilmek ve üretmek için vardır. Öğrencinin zihinsel emeğini yansıtmayan bir metin, ne kadar “kusursuz” görünürse görünsün, eksiktir. Çünkü orada kişisel çaba, deneme-yanılma, yaratıcı düşünce yoktur; hatta bu durum başkasının ürettiği kelimeleri sahiplenmekten ibaret olarak bile görülebilir.

Uzmanlar bu konuda oldukça net: Yapay zeka bir yardımcı olabilir, fakat asla bir üretici yerine geçmemelidir. Akademik süreçlerde yapay zekanın bilinçli ve etik kullanımı üzerine rehberler hazırlanmalı, eğitim kurumları bu konuda şeffaf politikalar geliştirmelidir. Ödev hazırlarken kaynak taramasında, yapı iskeleti oluşturmada ya da yazım kontrolünde teknolojiden faydalanmak asgari düzeyde kabul edilebilir. Ancak tüm metni doğrudan yapay zekaya yazdırmak, bireyin kendisine zarar vermesiyle eşdeğerdir.

Teknoloji bir nimet olabilir. Doğru ellerde, doğru amaçlarla kullanıldığında. Ama bu nimet, yanlış kullanıldığında değersizliğe dönüşür. Asıl mesele, teknolojinin gücünü değil, insan aklının değerini hatırlamakta gizli.

Bugünün öğrencisi, yarının yazarı, bilim insanı, düşünce insanıdır. Eğer bugün hazır metinlerle yetinirsek, yarının dünyasında özgün fikrin yerini tekrara bırakırız. Bu yüzden teknolojiyle kurduğumuz ilişki, sadece ne kadar kullandığımızla değil; nasıl kullandığımızla da ölçülmeli.

Kaynak: habergalerisi.com köşe yazarı Zuhal Sönmezer

Recent Posts

Bu Cuma Vizyonda Hangi Filmler Var

9 Ocak’ta Sinemalarda Yerli ve Yabancı 6 Yeni Yapım İzleyiciyle Buluşuyor! Yeni haftayla birlikte sinema…

2 gün ago

İstanbul Topkapı Üniversitesi’ndeki Zirve ve Ödül Töreni Yoğun İlgiyle Gerçekleşti

Topkapı Üniversitesi Yapay Zeka Kulübü (YAZEK) ile Huawei Student Developers (HSD) iş birliğiyle hazırlanan Teknoloji…

3 gün ago

Üsküdar Üniversitesi Tv’nin Bu Haftaki Konuğu Mürsel Ferhat Sağlam Oluyor

Üsküdar Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Üsküdar Üniversitesi Tv'nin bu haftaki konuğu Bütünleşik Pazarlama ve İş…

3 gün ago

Spor, Beslenme ve Supplement Dengesi

Sevgili okurlar, Spor yaparken sadece ter dökmek, kas çalıştırmak ya da daha güçlü görünmek yeterli…

5 gün ago

Günde 500 Bin Kişiye Erişiyorlar: Tomov Mezat

Sosyal medya tabanlı satış modelleri her geçen gün daha geniş kitlelere ulaşırken, bu alanda dikkat…

5 gün ago

Dijital Çağda Çalışma Biçimi Değişti: Bilgiyle Para Kazananların Yeni Düzeni

Bir dönem “iyi bir iş” denildiğinde akla tek bir şey gelirdi: Sabah 9, akşam 6,…

1 hafta ago