EY tarafından Economist Impact için yapılan araştırmaya göre, şirketler sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için rakipleri dahil ekosistem ölçeğinde iş birliği yapmalı.
Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi şirketi EY Türkiye (Ernst & Young) tarafından Economist Impact için yapılan araştırmaya göre, araştırmaya katılan yöneticilerin 45'i sürdürülebilirlik için rakipleri ile iş birliğine hız verdiklerini söylüyor. Diğer taraftan, araştırmaya göre dünyanın dört bir yanındaki tüketici şirketleri, sürdürülebilirlik çabalarına tüketicilerin ve politika yapıcıların ihtiyaçlarını yeterince dahil etmiyor. Bu, sürdürülebilir bir gelecek sağlama ve değer yaratmada önemli bir fırsatın değerlendirilemediği anlamına da geliyor.
EY’ın konuyla ilgili araştırması, sektördeki 400 üst düzey yöneticinin görüşlerini içeriyor. Araştırmaya göre, şirketler sağladıkları güçlü güven sayesinde tüketici davranışlarını şekillendirmede önemli bir fırsata sahipler. Araştırma, tüketici eğilimlerinin ve beklentilerinin sürdürülebilirlik stratejilerini yönlendiren en etkili faktörler olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin 88'i, tüketici ve pazar eğilimlerine yanıt verme ihtiyacını "çok önemli" veya "çok yüksek düzeyde önemli" olarak belirtiyor.
Bununla birlikte, araştırmaya katılanların sadece 32'si tüketicilere yönelik sürdürülebilirlik odaklı bir iş birliği geliştirmiş durumda. Bu, diğer şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki stratejik hedeflerine ulaşmalarında önemli bir fırsatı kaçırdıkları anlamına geliyor.
Araştırmaya katılanların yaklaşık üçte ikisi (62) tüketici alışkanlıklarını şekillendirme amacıyla iş birliği yaptığını belirtse de, konu emisyonlara ve ürün atıklarına geldiğinde, bunun birçok şirket için hala önemli bir açık olduğu görülüyor.
Araştırmaya göre, şirketler sürdürülebilirlik uygulamalarında zorluklarla karşılaştıklarında iş birliğine gitme konusunda güçlü bir istek sergiliyor. Katılımcıların önemli bir kısmı (85) ortak sürdürülebilirlik stratejisi oluşturmak için paydaşları ile daha yakın çalışma arzusunda olduklarını ve 45’i de rakipleriyle iş birliklerini hızlandırdığını söylüyor. İş birliklerinin henüz yeterince optimize edilmediğini belirtenlerin oranı ise 29 düzeyinde.
EY Türkiye Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektörü Lideri Kaan Birdal, araştırmayla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Sürdürülebilirlik tüm dünyadaki organizasyonların en temel önceliklerinden biri. Gelinen noktada, şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarının, sadece kendi organizasyonları ile kısıtlı olmanın ötesine geçmesi gerektiğini görüyoruz. EY tarafından Economist Impact için gerçekleştirilen bu önemli araştırma, ekosistem iş birliğinin tüketici şirketlerinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda birlikte hareket etmelerinin önemini ortaya koyuyor. Bu konuda cesur bir vizyonun önemi çok büyük.
Organizasyonlar sürdürülebilirlik çabalarını; tedarik zincirleri, iş ortakları, hatta rakipleri de içerecek şekilde genişletmeli. Aynı zamanda şirketlerin, sürdürülebilirlik stratejilerini faaliyette olduğu pazarlara bütünsel olarak entegre edilebilmesi için tüketicilerle, topluluklarla, kamu kurumlarıyla ve diğer organizasyonlarla iş birliği yapması oldukça önemli.”
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Bağımsız, yeni nesil, tarafsız haber ve haberciliğin en üst noktasında yer alan habergezgini.com ile Türkiye’nin ve dünyanın gündemini takip edebilirsiniz.
Bir işletmeye ihtiyaç duyan müşteri artık çevresine sormak yerine önce telefona bakıyor. Google'da arıyor, Instagram'a…
Yüksek Trafikli Ticari Yapılarda Geçiş Mühendisliği: Kayar Otomatik Kapı Sistemleri ve Mimari Çözümler! Modern ticari…
Drone teknolojisi, son yıllarda birçok sektörde vazgeçilmez bir araç haline geldi. Gayrimenkul tanıtımlarından inşaat projelerine,…
Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim Vadisi, kamu ve özel sektörü bir araya getirecek dev…
İş dünyası yılın en büyük e-ticaret organizasyonlarından WORLDEF Istanbul 2026'da buluştu! 11-13 Haziran tarihleri arasında…
Dijital dönüşümün ve teknolojik kalkınmanın merkezinde yer alan yapay zeka, artık sadece profesyonellerin değil, toplumun…