Categories: Sağlık

Prof. Dr. Sabriye Yuşan, “Radyasyona maruz kalma düzeyi, mümkün olan en düşük seviyede tutulmalı"

Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sabriye Yuşan, günlük hayatın rutini içinde karşılaşılan ve kimi zaman faydaları, kimi zaman zararları ile gündeme gelen radyasyon ve radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik açıklamada bulundu.

Prof. Dr. Yuşan, “Radyasyonun temel olarak, fizik, kimya, biyoloji, tıp, eczacılık, tarım ve diğer bilimsel alanlarda araştırma yapmak için önemli bir araçlardan biridir ve gelecekte bu bilimsel alanların daha da genişleyeceği kaçınılmazdır. Ancak unutulmamalıdır ki radyasyonun kullanımıyla ilgili güvenlik ve çevresel endişeler de göz önünde bulundurulmalı ve uygun önlemler çerçevesinde ve protokollere bağlı kalınarak çalışmalar sürdürülmelidir” diye konuştu.

         Radyasyonun bir kaynaktan enerjinin elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar şeklinde yayılması veya aktarılması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yuşan, “Genellikle elektromanyetik dalga ve parçacık olmak üzere iki ana tipe ayrılır. Elektromanyetik radyasyon, elektromanyetik alanlar aracılığıyla yayılan enerjinin bir formudur. Güneşten gelen ışık, radyo ve televizyon sinyalleri, X ışınları ve cep telefonlarından yayılan sinyaller elektromanyetik radyasyona örnektir. Parçacık radyasyonu ise atomik ve nükleer olaylar sonucunda ortaya çıkan yüklü parçacıkların yayılmasıdır. Bu tür radyasyon, genellikle nükleer reaktörler, radyoaktif maddeler ve kozmik ışınlardan kaynaklanmaktadır. Ayrıca, parçacık radyasyona alfa ve beta ışınları ile nötronlar örnek verilebilir” dedi.

         İnsanın günlük hayatında radyasyonun önemli bir yer kapladığını vurgulayan Prof. Dr. Yuşan, “Tıpta hastalıkların teşhis ve tedavi edilmesi için X ışınları ve radyoterapi gibi teknikler, gıdaların işlenmesi, korunması, raf ömrünün uzatılması, tohum-bitki ıslahı, tarım verimliliğinin artırılması, yeraltı suyunun akışının izlenmesi, yeraltı kaynaklarının haritalanması ve malzeme dayanıklılığının arttırılması gibi alanlarda kullanılmaktadır” dedi.  

“Yasal düzenlemelere uyulmalı”

         Radyasyon kullanımının, belirli güvenlik protokolleri ve lisanslama süreçleriyle düzenlendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yuşan, “Radyasyon kullanımıyla ilgili yasal düzenlemelere uyulmalı ve yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından verilen lisanslar alınmalıdır. Uyulması gereken temel prensiplerden biri de Radyasyon Dozunun Kontrolü olup; radyasyona maruz kalma düzeyi, mümkün olan en düşük seviyede tutulmalı ve radyasyon dozunu kontrol etmek için dozimetri cihazları kullanılmalı, maruz kalma seviyeleri izlenmelidir. Personel, radyasyonun potansiyel riskleri konusunda bilgi sahibi olmalı ve güvenli çalışma prosedürlerini mutlaka uygulamalıdır. Radyasyon yayan cihazlarla çalışan kişiler Radyasyondan Korunma Sorumlusu belgesi mutlaka almalıdır. Ayrıca, gereksiz radyasyon uygulamalarından kaçınılmalı ve yalnızca gerekli durumlarda kullanılmalıdır. Radyasyon kullanımında, çevresel ve toplumsal etkilerin dikkate alınması ve bu süreçte özellikle radyasyon kaynaklarının depolanması, taşınması ve imhası gibi prosesler çevresel etkileri en aza indirmek için uygun prosedürler çerçevesinde yönetilmelidir. Bu nedenle, radyasyonun kullanımıyla ilgili herhangi bir faaliyet, titizlikle planlanmalı, uygulanmalı ve izlenmelidir ” diye konuştu.

“Çevresel endişeler göz önünde bulundurulmalı”

Nisan 1986’da gerçekleşen; insan, hayvan ve bitki dünyasını derinden etkileyen Çernobil Nükleer Kazasında radyasyon nedeniyle pek çok genetik değişim meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yuşan, “Radyasyon genetik dizilimi DNA hasarı, kromozom kırılması ve gen ekspresyonu değişmesi şeklinde etkilemektir. DNA hasarı, genetik materyalin bozulmasına ve hücrelerin normal işlevlerini yerine getirememesine yol açabilir. Bu hasar, hücre bölünmesi sırasında kalıcı mutasyonlara ve genetik değişikliklere yol açabilir. Yüksek düzeyde radyasyon maruziyeti, kromozomlarda kırılmalar ve anormalliklere neden olmaktadır. Bu, hücre bölünmesi sırasında yanlış kromozom dağılımına ve genetik materyalin değişmesine yol açmaktadır. Son olarak da Gen Ekspresyonunu değiştirebilmekte ve bu süreçte hücrelerin normal fonksiyonlarını etkilenip, genetik materyaldeki değişiklikler ortaya çıkabilir” dedi.   

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Recent Posts

Kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konferansı 2026 İçin Geri Sayım!

Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim Vadisi, kamu ve özel sektörü bir araya getirecek dev…

12 dakika ago

İş Dünyası WORLDEF Istanbul 2026’da Buluştu

İş dünyası yılın en büyük e-ticaret organizasyonlarından WORLDEF Istanbul 2026'da buluştu! 11-13 Haziran tarihleri arasında…

1 gün ago

Herkes İçin Yapay Zeka Platformu Nedir? Nasıl Kullanılır?

Dijital dönüşümün ve teknolojik kalkınmanın merkezinde yer alan yapay zeka, artık sadece profesyonellerin değil, toplumun…

2 gün ago

Kişisel Markalaşma 360 Podcast Serisi

Kişisel Markalaşma Hakkında Her Şey: Kişisel Markalaşma 360 Podcast Serisi! Küresel rekabetin her geçen gün…

4 gün ago

Türkiye’nin Dijital Geleceği: Yapay Zeka Çağında “BİLGE” Hamlesi

Türkiye, teknoloji dünyasının en büyük kırılma noktası olan yapay zeka (YZ) arenasında rotasını belirledi. İstanbul’da…

5 gün ago

Psikiyatrik İlaç Tedavisinde Alkol

Psikiyatrik İlaç Tedavisinde Alkol: Hangi Durumlar Hayati Risk Taşır? Psikiyatrik tedavi süreci, yalnızca ilaç kullanımından…

6 gün ago