Categories: Sağlık

Konuşma bozukluğu yaşayan çocuk akran zorbalığına maruz kalabiliyor

Kendiğilinden düzelmiyor, müdahale şart!

 

Artikülasyon bozukluğu, yarık dudak veya damak gibi yapısal anomali, nörolojik/gelişimsel bozukluklar, işitme kaybı  ve diğer nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Bozukluk olduğu için bireyin kendi ana diline ait konuşma seslerini eksik veya hatalı üretmek durumunda kaldığını belirten uzmanlar, düşük anlaşılırlığın bireyde sosyal ve duygusal gelişimi etkilediğini ifade ediyor. Dil ve Konuşma Terapisti Ayşe Buse Saraç, artikülasyon bozukluğunun kendiliğinden düzelmediğini ve erken müdahalenin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Saraç, artikülasyon bozukluğu olan çocukların akran zorbalığı ile karşılaşma ihtimalinin de yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

 

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğr. Gör. Ayşe Buse Saraç, artikülasyon bozukluğuna yol açan faktörler ile birey hayatında yol açtığı sorunlara değindi ve gelecekteki hayatı olumsuz etkilememesi için önemli tavsiyelerde bulundu.

 

Konuşmanın anlaşılmasını zorlaştırıyor

Artikülasyon bozukluğunun bireyin konuşma seslerini üretirken güçlük çekmesi ile karakterize olduğunu belirten Dil ve Konuşma Terapisti Ayşe Buse Saraç, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Bozukluk olduğu için birey kendi ana diline ait konuşma seslerini eksik veya hatalı üretir. Artikülasyon bozukluğu, yapısal anomali (yarık dudak veya damak), nörolojik/gelişimsel bozukluklar, işitme kaybı ve diğer nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Aynı zamanda herhangi bir nedene bağlı olmaksızın da görülebilir. Bu doğrultuda ‘kapı’ yerine ‘tapı’ veya dondurma yerine ‘donduyma’ gibi farklı hata tipleri görülebilir. Bu tip hatalar dinleyiciler tarafından konuşmanın anlaşılmasını sekteye uğratabilir. Bu nedenle erken çocukluk döneminde konuşma sırasında eksik veya hatalı üretimlerin ebeveynler tarafından fark edilmesi ve zaman kaybetmeden dil ve konuşma terapistine başvurulması gerekiyor.”

 

Çevre ile iletişimden kaçınıyorlar

Bireydeki konuşma bozukluğundan dolayı anlaşılır olmasının zorlaştığını ifade eden Saraç, “Düşük anlaşılırlık aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimi etkileyebilir. Anlaşılırlığı düşük olan birey, çevresinde yer alan diğer kişilerle iletişime girmekten kaçınabilir. Erken çocukluk döneminde artikülasyon bozukluğuna sahip olan çocukların akran zorbalığıyla karşılaşabilme ihtimali yüksektir. Bu duruma paralel olarak akran etkileşimi de sekteye uğrayabiliyor. Aynı zamanda artikülasyon bozukluğuna sahip olan çocuklar ilerleyen dönemlerde okuma – yazma sürecinde zorluklarla karşılaşabiliyor.” dedi. 

 

Erken müdahale gerekiyor

Artikülasyon bozukluklarının kendiliğinden düzelmediğini vurgulayan Dil ve Konuşma Terapisti Ayşe Buse Saraç, “Bu bağlamda artikülasyon bozukluğunda erken müdahale kritik öneme sahiptir. Hatalı veya eksik üretilen sesler için zaman kaybetmeden dil ve konuşma terapistine başvurulması gerekiyor. Aksi taktirde uzun süredir yanlış veya eksik üretilen konuşma seslerini hedef ses üretime yaklaştırmanın daha fazla zaman aldığını söyleyebiliriz. Özellikle erken çocukluk döneminde artikülasyon sorunlarına ilişkin girişimler, ebeveyn desteği alarak yürütüldüğünde daha başarılı sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor.” ifadelerini kullandı.

 

Önce hatalı ve eksik sesler belirleniyor

Saraç, dil ve konuşma terapistleri tarafından yapılan informal ve formal değerlendirmeler sonucunda bireyin konuşma seslerine ilişkin yaşamış olduğu yetersizliğin artikülasyon bozukluğu ile karakterize olup olmadığının belirlendiğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: 

 

“Ardından artikülasyon bozukluğu olan bireyin hatalı veya eksik ürettiği sesler belirlenerek terapi programı da bireyin ihtiyaçlarına göre bireysel olarak oluşturulur. Bu kapsamda hedef sese ilişkin sesletim davranışının fark edilmesi ve eski sesletim davranışının değiştirilmesi sağlanır. Hedef sesin başarılı üretimine paralel olarak elde edilen sonuçlar sözcük, sözcük öbeği ve cümle içinde üretilir, aktiviteler ve ev çalışmaları ile günlük konuşmaya genellenir. Ebeveynler, çocukların klinik ortamın dışında devam eden çalışmalarında önemli bir rol oynarlar.” 

 

Göz ardı edilen sorunlar hayatı etkileyebilir

 

Çocukların tipik olarak konuşma seslerini gelişimsel bir sırayla edindiklerini belirten Dil ve Konuşma Terapisti Ayşe Buse Saraç, “Araştırmalar 4 – 4,5 yaş aralığındaki çocukların ana dili kapsamında yer alan sesleri doğru üretmesi gerektiğini ve konuşmalarının ebeveynleri dışındaki kişiler tarafından da anlaşılması gerektiğini vurguluyor. Belirtilen yaş aralığından itibaren görmezden gelinen artikülasyon sorunları yetişkinlik dönemine kadar devam edebilir. Bu durum bireyin mesleki, sosyal ve akademik hayatını sekteye uğratabilir.” uyarısını yaptı.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Recent Posts

Girişimciler İçin Rehber: Girişimcilerin Büyük Hataları (HEDİYE KİTAP)

Girişimcilik; yalnızca yeni bir fikir ortaya koymak, bir iş kurmak ya da büyümekten ibaret değil.…

17 saat ago

Lokasyon Tv’nin Spotify Kanalı Açıldı!

İş ve girişimcilik dünyasının yeni nesil medya platformu Lokasyon TV’nin Spotify kanalı açıldı! Yayın ağını…

2 gün ago

Lokasyon Tv’nin Birinci Bölümüne Medyafors Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Erem Konuk Oldu!

İş dünyasının yeni nesil entelektüel rotası ve dijital ekosistemin ortak koordinatı olarak konumlanan Lokasyon Tv’nin…

3 gün ago

Yağ Yakımı Antrenmandan Sonra mı Başlar? Vücudumuz Enerjiyi Gerçekte Nereden Kullanıyor?

“Antrenmanın ilk 20 dakikasında yağ yakılmaz.” “Yağ yakımı için mutlaka aç karnına spor yapmak gerekir.”…

4 gün ago

Yemeğin Kendisi mi Önemli, Yoksa Yemeğin Yapısı mı?

Bir elma düşünün. Kabuğuyla birlikte ısırarak yiyorsunuz. Bir başka gün aynı elmayı blenderdan geçirip püre…

1 hafta ago

Yapay Zeka ve 5G Çağında Kişisel Verilerin Korunması Zirvesi İçin Geri Sayım

Yapay zekâ, 5G, dijital kimlikler ve akıllı teknolojilerin hızla yaygınlaştığı dijital dönüşüm çağında kişisel verilerin…

2 hafta ago