d-grubunun-onemli-temsilcilerinden-zeki-faik-izer-ile-bulusmak-icin-son-gunler.jpg
İş Sanat Kibele Sanat Galerisi, 1988 yılında kaybettiğimiz Zeki Faik İzer’in “Paris, İstanbul, Nice” başlıklı sergisi ile çeşitli koleksiyonlardan ödünç alınan eserlerin yanı sıra, aile arşivinde bulunan, gün yüzüne çıkmamış eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Sanat tarihine yakından bir bakış niteliğindeki sergiyi Kibele Sanat Galerisi’nde 9 Temmuz’a kadar görmek mümkün…
Kübizmle başladığı sanat hayatına ilerleyen dönemlerde desenler ve soyut figürlerle devam eden İzer’in eserlerinin yer aldığı sergi, sanatçının torunu Ayşegül İzer ve Emre Zeytinoğlu tarafından hazırlandı.
Apaçık düzensizliğine müzikalite ve ritim vermeyi çok iyi bilen Zeki Faik İzer’in eserleri hep coşku doludur. Resimlerinde içten gelen doğal bir kendiliğindenlik, neşe, dinamizm ve enerji hissedilir. Tuvallerindeki renkler, kıvrak fırça kullanımı ile oluşturulan lekeler ve dokular üst üste gelerek, resimde ifade edilmeye çalışılan düşünceyi ve duyguyu en üst seviyeye taşıyarak izleyene yansıtır. İstanbul, Paris, Nice üçgeni içindeki yaşamı, İzer’in sanatındaki farklı eğilimlerin ve farklı disiplinlerin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.
Kibele Sanat Galerisi, her gün 10.00 – 19.00 arasında ücretsiz ziyaret edilebilir.
“Paris, İstanbul, Nice” Sergisi 12 Temmuz’dan itibaren ise Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin 3. katında bulunan Ankara Sanat Galerisi’nde Ankaralı sanatseverler ile buluşacak.
Sanatçı hakkında:
15 Nisan 1905’te İstanbul’da dünyaya gelen Zeki Faik İzer, 1923-1928 yılları arasında Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (Güzel Sanatlar Akademisi) Hikmet Onat ile İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1928’de Avrupa öğrenimi için açılan sınavı kazanarak Paris’te André Lhote Atölyesi’nde “teknik ve estetik bağlamda” dersler aldı. Dünyaca ünlü oryantalist ressam olan Achille-Émile Othon Friesz’in atölyesinde gelişimini sürdürdü. Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu’nda seramik ve fresk konusunda çalıştı. İstanbul’a döndüğünde Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Resim İş Bölümü’ne öğretmen olarak atandı.
1933’te kendisi gibi yurtdışında eğitim gören genç sanatçı arkadaşlarından Elif Naci, Nurullah Berk ve Zühtü Müritoğlu gibi isimlerle birlikte sanatlarını toplumla paylaşmak amacıyla “D Grubu”nu kurdu, ancak fikir ayrılıkları nedeniyle 1947 yılında gruptan ayrıldı. Yaşamı boyunca sayısız sergi açan, yurtta ve uluslararası ödüllerle sanatını taçlandıran İzer, 1984 yılında İstanbul’a döndü, 4 yıl sonra ise hayatını kaybetti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bağımsız, yeni nesil, tarafsız haber ve haberciliğin en üst noktasında yer alan habergezgini.com ile Türkiye’nin ve dünyanın gündemini takip edebilirsiniz.
Karayipler’den Dünyaya Açılan Kapı: Saint Kitts & Nevis ile Doğrudan Vatandaşlık Dönemi Günümüzde jeopolitik belirsizlikler,…
İnternet dünyası, 2026 yılı itibarıyla tarihin en büyük bilgi yığınına ev sahipliği yapıyor. Ancak ironik…
Sofradaki Gizli Tehlike: Fazla Tuz Mide Kanseri Riskini Nasıl Tetikliyor? Yemeklerimize lezzet katan tuz, dozajı…
Tek çeyrekte 300 milyar dolar. Bunu bir daha okuyun. 2026'nın ilk üç ayında küresel girişim…
İç Anadolu’nun kadim kenti, Karamanoğlu Mehmet Bey’in diyarı Karaman’da yeni bir yuvaya taşınmak, bölgenin iklimsel…
Kemer’in Toprak Kortlarında Rus Fırtınası: Dünya Yıldızları Roland Garros Öncesi Antalya’da! Antalya, sadece deniz ve…